Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
başvekâlet
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başbakanlık


Lisan : Türkçe baş + Arapça vekālet

Telaffuz : ba'şvekâ:let

başvekil
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başbakan

Örnek:

1. Başvekil olan Ahmet Vefik Paşa hemen arabasına atlayıp gitmiş.

1. Başvekil olan Ahmet Vefik Paşa hemen arabasına atlayıp gitmiş.


Lisan : Türkçe baş + Arapça vekīl

Telaffuz : ba'şvekil

başvekillik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başbakanlık


başvezir
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Vezirlerin başı


Lisan : Türkçe baş + Arapça vezīr

Telaffuz : ba'şvezir

başvezirlik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başvezir olma durumu


başvurabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başvurabilmek işi


başvurabilmek fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -e , -e , Başvurma ihtimali veya imkânı bulunmak

Örnek:

1. Beni uyandırmak için her vasıtaya başvurabilirsiniz.

1. Beni uyandırmak için her vasıtaya başvurabilirsiniz.

2. Başvurma becerisi bulunmak


başvurdurma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başvurdurmak işi


başvurdurmak fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -e , -e , Başvuru işi yaptırmak, müracaat etmesini sağlamak, müracaat ettirmek


başvurma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başvurmak işi, müracaat

Örnek:

1. Sana işin kolayına başvurmayı yaraştıramıyorum doğrusu.

1. Sana işin kolayına başvurmayı yaraştıramıyorum doğrusu.


başvurmak fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -e , -e , Bir işin yapılması için bir kimsenin aracılığını istemek

Örnek:

1. Fakat ben ona başvurmadan belki Hatice bana müracaat eder.

1. Fakat ben ona başvurmadan belki Hatice bana müracaat eder.

2. Bir şeye yararlanmak amacıyla el atmak

Örnek:

1. Yalnızca duygulara, sezgilere başvurmak yanıltıcı olabilir.

1. Yalnızca duygulara, sezgilere başvurmak yanıltıcı olabilir.

3. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanmak, müracaat etmek

4. Bir işe girmek, bir sınava katılmak vb. konularda müracaatta bulunmak

Örnek:

1. Günlük gazetelerde her gün başvuran öğrencilerin adları yayımlanıyordu.

1. Günlük gazetelerde her gün başvuran öğrencilerin adları yayımlanıyordu.

5. İsteği, dileği belirtmek için herhangi bir işlem başlatmak

Örnek:

1. Mahkemeye başvurmak.

1. Mahkemeye başvurmak.


Telaffuz : ba'şvurmak

başvuru
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başvurma işi, müracaat

Örnek:

1. O günlerde her fakülteye ayrı başvuru yapmak gerekiyordu.

1. O günlerde her fakülteye ayrı başvuru yapmak gerekiyordu.

2. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanma, bilgiye ulaşma, referans

Örnek:

1. Başvuru kitapları.

1. Başvuru kitapları.


başvurucu
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir iş için başvuran kimse, müracaatçı


başvurulabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başvurulabilmek işi


başvurulabilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Başvurulma ihtimali veya imkânı bulunmak


başvurulma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başvurulmak durumu

Örnek:

1. İlk bakışta, işsiz ve aç gezen müzisyenlerimiz için böyle bir yola başvurulması, işi halledecek gibi geliyor insana.

1. İlk bakışta, işsiz ve aç gezen müzisyenlerimiz için böyle bir yola başvurulması, işi halledecek gibi geliyor insana.


başvurulmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Başvuru yapılmak, müracaat edilmek


başvuruş
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başvurma işi


basya
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Sapotgillerden, tohumlarından sabunculukta kullanılan bir yağ elde edilen, Asya'da yetişen bir ağaç (Basia)


Lisan : Latince

Telaffuz : ba'sya

başyapıt
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Şaheser

Örnek:

1. Sinan şimdi sağ olsaydı, ne başyapıtlar yaratırdı acaba?

1. Sinan şimdi sağ olsaydı, ne başyapıtlar yaratırdı acaba?


Telaffuz : ba'şyapıt

başyardımcı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir kurum veya kuruluşta görevli amirin yardımcılarından en üst düzeyde olanı

Örnek:

1. Başyardımcının canına kıymasından birkaç gün sonra, gece çalışma odama geldi.

1. Başyardımcının canına kıymasından birkaç gün sonra, gece çalışma odama geldi.


Telaffuz : ba'şyardımcı

başyardımcılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başyardımcı olma durumu

2. Başyardımcının yaptığı iş


başyargıcı
Anlamı:

1. isim , isim , spor , spor , isim , isim , spor , spor , Başhakem


Telaffuz : ba'şyargıcı

başyargıcılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başhakemlik


başyaver
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yaverlerin başı olan kimse, seryaver

Örnek:

1. Ben, Falih'in tavsiyesi üzerine o gün saat üçe doğru soluğu başyaver Celâl'in yanında almıştım.

1. Ben, Falih'in tavsiyesi üzerine o gün saat üçe doğru soluğu başyaver Celâl'in yanında almıştım.


Lisan : Türkçe baş + Farsça yāver

Telaffuz : ba'şya:ver